Bu Bir İç Konuşma

 Neden Monolog?


Çünkü bazı cümleler muhatap istemez.

Anlatılmak için değil, duyulmak için doğar.

Monolog, insanın kendine geç kalmış cevaplarıdır.

Soruların kalabalıkta boğulmadığı tek yer.

Kimseye Anlatamadıklarım

İnsan her şeyi anlatamaz.
Bazı duygular var, kelimeye dökülünce hafiflemiyor;
aksine daha da ağırlaşıyor.

Bazen güçlü görünürken kırılgan,
bazen erkeksi dururken dişil,
bazen emin konuşurken kararsız hissediyorum.

Bunları anlatacak doğru an,
doğru insan, doğru dil yoktu.
O yüzden buradalar.

Bu yazılar bir itiraf değil.
Sadece saklanmamış hâlim.

Burada bir şeyleri ispat etmeye çalışmıyorum.

Haklı çıkmaya da.

Sadece içimde biriken sesleri,

sırasını beklemeden yazıyorum.


Monolog, susmanın yazıya dönüşmüş hâlidir.

Bu Bir Blog Değil, Bir İç Konuşma
“Bazen en kalabalık anlar, en yalnız hissettiklerimizdir.”

Burada öğüt yok.
Çözüm yok.
“Şöyle yaparsan düzelir” cümleleri hiç yok.

Burası bir blog gibi görünse de
aslında bir iç konuşma.
Yüksek sesle yapılmış,
ama kimseye yöneltilmemiş.

Okuyan kendinden bir şey bulursa,
bu bir tesadüf değil.
İnsanlar birbirine sandığından daha çok benziyor.

Ben sadece konuşuyorum.
Kendimle.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dişil Dürtüler

Dünyamdan Bir Ses