Bugün Kendimle Konuşmaya Karar Verdım

 Bazı günler insanın içi sessiz olur ama huzurlu değildir.

Bugün öyle bir gündü.

Ne anlatacak bir hikâyem vardı ne de paylaşacak bir mutluluğum.

Sadece içimde, susarak çoğalan bir ağırlık.


İnsan her zaman başkalarına konuşmaz.

Bazen en uzun konuşmalar, kimsenin duymadığı yerlerde yapılır.

Cümleler ağızdan çıkmaz,

düşünce olarak dolaşır,

sonra bir noktada yorulur ve bir yer arar.

Ben bugün o yeri burada buldum.

Bu yazı bir açıklama değil.
Bir “neden” de sunmuyor.
Sadece içimde birikenlerin, taşmadan önce aldığı son hâl.

Herkes güçlü görünmenin bir yolunu öğreniyor.
Gülmeyi, geçiştirmeyi, “iyiyim” demeyi.
Ama kimse, güçlü olmanın bazen
hiçbir şey yapmamakla ilgili olduğunu söylemiyor.
Susmakla.
Geri çekilmekle.
Kendi içine bakabilmekle.

İç dünya diye bir yer var.
Ne tam karanlık ne de aydınlık.
İnsan orada ne kadar kaldığını fark etmiyor.
Zaman orada farklı akıyor.
Bazı duygular eskimiyor,
bazılarıysa hiç doğmamış gibi kayboluyor.

Buraya yazdıklarım bir çözüm arayışı değil.
Çünkü bazı şeyler çözülmez.
Sadece taşınır.
Ve bazen o yükü taşıyabilmek için
onun varlığını kabul etmek gerekir.

Bu blog, bir iyileşme süreci değil.
Bir toparlanma hikâyesi hiç değil.
Daha çok,
dağılmaktan korkmayan bir hâlin kaydı.

Belki okurken bir cümle sana takılır.
Belki hiçbir şey hissetmezsin.
Belki yarım bırakırsın.
Hepsi normal.

Çünkü burası,
okunmak için yazılan bir yer değil.
Anlaşılmak için de değil.

Burası,
insanın kendine yalan söylemeyi bıraktığı yerde
başlayan bir monolog.

Ve bugün,
kendimle konuşmaya karar verdim.

“Bazı konuşmalar, sadece içerde yapılır.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dişil Dürtüler

Dünyamdan Bir Ses

Bu Bir İç Konuşma